Salı, Aralık 20

Tereyağı-Sarımsak Soslu Jumbo Karides...

Uzakdoğu'da yaşamanın artılarından biri de deniz ürünlerinin bol ve ucuz olması. Buraların balıkları Türkiye'mizin güzelim balıklarının yanından bile geçmiyor olsa da, denizden çıkan diğer şeyler bizdekilere oranla bir hayli erişilebilir fiyatlarda. Dolayısıyla dikenin gülünden faydalanmayı ihmal etmiyoruz. Bu jumbo boyut karidesler geçtiğimiz Cumartesi'nin ganimetlerinden. Normalde balık ve diğer deniz mahsullerini Carrefour'dan temin ediyorduk ama Şangay'da neredeyse burnumuzun dibinde bir balık hali olduğunu duyunca hemen keşfedelim dedik. Günün şanslı kişisi olarak yaşadığım macerayı pek yazmak istemiyorum aslında. Yine "alışagelebilemediğim" berbat bir kirlilik, hijyen eksikliği vardı balık halinde. Onlarca dükkan gezip en temiz olduğuna kanaat getirdiğim yerden aldım balıklarımı ve seçimime değdi doğrusu. Bu tarifi normal boyutta karidesle de yapabilirsiniz ama bulabildiğiniz ilk fırsatta bu kocaman lezzetlere de bir şans tanıyın derim.

Malzemeler:
8 adet jumbo karides
6-7 diş sarımsak-küçük küçük doğranmış
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz
2 çorba kaşığı limon suyu
1-2 çorba kaşığı kıyılmış maydonoz
3 çorba kaşığı tereyağı

Tüm malzemeyi tereyağı ve maydonoz hariç karıştırıp, yıkanıp suyu süzülmüş karideslere karıştıralım. Bu şekilde 3-4 saat buzdolabında dinlenmeye bırakalım. Büyükçe bir tavaya tereyağını koyup orta ateşte erittikten sonra karidesleri ekleyelim. Önce bir tarafını, sonra diğer tarafını hafif kahverengi olana dek pişirelim. Servis tabağına alıp maydonozla süsleyelim ve sıcak servis edelim.

Cuma, Aralık 16

Cupcake'ten Yılbaşı Ağacı Pastası...

Blog'a en son neredeyse 1 yıl önce yazmışım. Bu süre zarfında minik bir kızım oldu. Şimdi 6 aylık kendileri. Büyütmüş olmanın da verdiği rahatlıkla ve hala sizlerden yorumlar alıyor olmanın verdiği cesaretle devam mı etsem diye düşünüyorum açıkçası. Ben bir başlayayım, belki gerisi gelir.

Bu pastayı (muffin mi desem bilemedim) oğlumun sınıfı için hazırladım geçen gün. Malum böyle ev harici yerlerde pasta kesmek dağıtmak bir eziyet. Ben de hem süslü hem de dağıtması kolay olsun diye düşünüp nette gezindim. Bu tarz pasta pek çok kez yapılmış ama bizim bloglarda rastlayamadım ya da bulamadım. Yılbaşı yaklaşırken belki bir fikir olur sizlere de.

Malzemeler:
Kişi sayısı kadar muffin
2 paket krem şanti+1,5 su bardağı soğuk süt
Çikolatalı rulo kat ya da çikolatalı herhangi bir çubuk kraker veya bisküvi
Gıda boyası
Yenilebilir şekerler, jelibon, bonibon vs..

Öncelikle istediğimiz herhangi bir kek tarifiyle muffinlerimizi pişiriyoruz. Ben yaklaşık 30 kadar pişirdim ve 20 tanesini kullandım. Herhangi bir 4 yumurtalı kek tarifinden kolaylıkla bu kadar sayıda kek çıkarabilirsiniz. Pişirdiğimiz kekleri bir ağaç şekli oluşturacak şekilde servis tepsimize diziyoruz.


Koyuca hazırladığımız kremadan biraz ayırıp, geri kalanını yeşil renk ile renklendiriyoruz. Bir sıkma poşetine doldurup, keklerimizin üzerini taşırmadan dolduruyoruz.



Üzerlerini doldurduğumuz keklerin üzerindeki krem şantiyi bir çay kaşığı yardımı ile birbirine bulayarak yaklaştırıyoruz. Merak etmeyin, aşağı düşmüyorlar.


Üzeri tamamen bütünleşmiş kremaya çatal yardımı ile aşağı doğru tarar gibi nazikçe şekil veriyoruz.
Ayırdığımız beyaz krem şantiyi bir sıkma poşetine doldurup yıldız uç kullanıyoruz. Ağacımızı dilediğimiz gibi süslüyoruz.


Alttaki son iki muffini de kalan krema ile kaplıyoruz.

Beyaz kısma çikolatalı çubuklarımızdan ağacın alt kısmını oluşturuyoruz. Kalan yeşil krema ile ağacın sap kısmını ağaca bütünleştiriyoruz.

Şimdi üzerini dilediğiniz gibi süsleyebilirsiniz.

Eğer muffinler çocuklar içinse, her bir muffine, eş miktarda süs koymanızı öneririm, zira kavga çıkabilir :)

Cuma, Ocak 7

Son Pastalar...

Elimin boş durmaya niyeti yok aslında, hala pasta yapıyorum ama artık eskisi kadar sık değil malesef. Arada resmini çekmediğim pastalarım bile olmuş nasılsa bloga koymuyorum diye ama üzüldüm de arşiv tutmadığıma. İnşallah bu bloglar hiç silinmez de, torun torba ilerde açıp bakarlar nineleri neler yapmış :) Acemişef'in pasını sileyim dedim, hepinize sevgilerimi yolluyorum.



Salı, Aralık 28

Yeni Blog'um: Dikiş Keyfi...

Tekrar aranızdayım... Ama malesef artık bu blogta değil. Bundan sonra bir başka ilgi alanım olan dikiş'le devam edeceğim blog yaşamıma. Arada gelip yeni yaptığım pastaları da eklemeye çalışacağım, kendimiz için yapmasam da, arada sipariş alıyorum. Belki yine de 1-2 tarif eklerim bazen ama yeni bloguma daha çok vakit ayıracağımı hissediyorum şimdiden ;)
Ziyaret etmek isterseniz işte yeni blogum: dikiskeyfi.blogspot.com
Sizlerle beraber olmak çok güzel, yokluğuma rağmen hergün ziyaret ve yorum almak daha da güzel. Umarım beni ziyarete devam edersiniz, destekleriniz için çok teşekkür ederim.

Pazartesi, Nisan 26

Oğlum 4 yaşında, Şangay'da yeni bir sayfa...


Uzun bir aradan sonra merhaba hepinize. Ara ara girebildiğim kadarıyla blogumda hala yorumlarınızı görmekten dolayı çok mutluyum. Sizleri çok özledim ama yapacak o kadar çok işim vardı ki... Belki hatırında kalanlarınız olmuştur, bu senenin bizim Çin'deki son yılımız olması gerekiyordu. Ama şartlar farklı gelişti ve en az üç yıl daha buradayız gibi görünüyor. Sizlerle haberleşemediğim süre boyunca taşınma hazırlıkları yaptım. Artık Wuhan'da değil Şangay'da devam ediyoruz maceramıza. Şangay'a yerleşeli sadece iki hafta oldu. Bir kaç ay öncesinden ev bakmaya başlamıştık, sonunda bize uygun bir yer bulduk ve nihayet taşınma işlerimizi bitirdik.

Burası eski yaşadığımız şehirden çok daha farklı. Sanki Çin'de değil bir Avrupa ülkesinde gibiyiz. Etrafımızda çok fazla yabancı var tabii oldukça fazla sayıda Türk de. Gelmeden önce bir e-mail grubu sayesinde çok hoş insanlarla tanışmıştım. Gelir gelmez de buluştum. Dün ise 23 Nisan dolayısı ile hazırlanan bir aktiviteye katıldık. Bu sayede pek çok da Türk'le tanışma fırsatı buldum. Şimdiden kendimi buradaki yaşama ayak uydurmuş kabul ediyorum ama eski arkadaşlarımı da çok özlüyorum. Aslında şehir değişikliği yapmak, ülke değişikliği yapmaktan daha kolay. Üstelik bir sonraki gittiğiniz yerin eski şehrinizden daha fazlası varsa o zaman daha bile kolay oluyor. Burada Türkiye'de olan hemen herşeyden var. Bu da yemek pişirmeyi hobi edinen benim gibiler için bulunmaz bir nimet.

Yine de tüm olumlu yanlarına rağmen burası bize hala çok yabancı. Wuhan'da pek çok anımızı, arkadaşımızı bıraktık. En zoru oğlumuz için oldu, geride kalan arkadaşlarını çok özlüyor, onları dilinden düşürmüyor. Yenilerine de alışacağı zaman gelecek ama sonunda yine ayrılmak zorunda kalacağız. Expat hayatı gerçekten kolay değil. Yeni bir yer, alışma devresi ve derken ayrılık. Bakalım üç yıl sonra neler olacak, zaman ne gösterecek...

Geçen süre zarfında buralarda pek yoktum ama mutfağım tam yol çalıştı. Özellikle de eski şehrimizden ayrılmadan önce oğluma erken bir doğumgünü ve veda partisi düzenledik okulunda. Bu seneki temamız Tren Thomas'tı. Pasta malesef taşınma telaşım nedeniyle istediğim gibi olmadı, figürlerde de zorlandım gerçekten. Ama oğlumun pastasını görünceki sevinci yeterdi doğrusu. Bugün O'nun gerçek doğumgünü, blogumda yer vermeye o kadar alıştım ki, yine arşivleyip sizlerle paylaşmadan duramadım olanca yoğunluğumda.

Bu pastanın içi için yeni bir pandispanya denedim, yiyenler bayıldı. Pandispanyanın tarifini yanlış hatırlamıyorsam "allrecipes.com"dan almıştım ama linki bulamıyorum şimdi. Bu tarifi yapıp öylece de yiyebilirsiniz, tarifte hiç çikolata kullanılmamasına rağmen oldukça yoğun bir çikolata tadı alıyorsunuz. Pandispanyayı 1-2 gün önceden yapmanız halinde de traşlamaya da çok uygun oluyor. Pastanın kreması için de çikolatalı ganaj hazırladım.

Pandispanya için malzemeler (İki katlı bir pasta için 1,5 ölçü hazırladım, aşağıdaki ölçüler tek bir pasta için)

2 kap kaynar su (cup ya da 1 su bardağına göre ölçebilirsiniz)
1 kap kakao
2+3/4 kap un
1 paket kabartma tozu
1/2 çay kaşığı tuz
200 gr. yumuşak tereyağı
2+1/4 kap toz şeker
4 yumurta
1 paket şekerli vanilin

Yapılışı
  • Fırınımızı 175 dereceye ısıtalım. 22-23 cm'lik kalıbımızı yağlayalım. Bir kapta kaynar suyu kakao ile karıştıralım, topak olmamasına dikkat edelim. Karışımı iyice ılınana dek bekletelim. Bir başka kapta un, tuz ve kabartma tozunu karıştıralım.
  • Büyükçe bir başka kapta tereyağı ve toz şekeri krema haline gelene dek 4-5 dakika çırpalım. Yumurtaları tek tek ekleyelim, her bir yumurtayı karışıma iyice yedirelim. Şekerli vanilini ekleyip sırasıyla biraz unlu biraz kakaolu karışımı ekleyerek her iki karışımı sırayla karışıma yedirelim.
  • Karışımı kalıbımıza döküp ısınmış fırınımızda pişirelim. (Fırınınızın kapağını ilk 20-30 dakika sakın açmayın)



Pazar, Ekim 11

Kurabiye Kalıbı Yapımı, Elmo Pasta


Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba hepinize. Arayı bu kadar açmamdaki sebep malesef bu sefer tembelliğim değil. Çin'de ben blogger'a girmek için her yeni yöntem bulduğumda bir sonraki gün artık onun da iptal edilmiş olduğunu görüyorum. Hükümet dur durak bilmiyor yasaklar konusunda. Kendi vatandaşlarını kontrol altında tutabilmek adına elinden geleni ardlarına koymuyorlar. Dışarıdan pek haber almadıkları gibi içeriden de dışarı, kendilerini küçük düşürecek herhangi bir haber, fotoğraf vs. çıkmaması için pek çok web sitesini kapatıyorlar. Bunun için yasakladıkları web siteleri o kadar çok ki. Yasaklamalardan kaçınıp istediğim sitelere girmek için google'da program araması yaptığımda, yasaklı kelimeleri içeren (facebook, proxy, gizli sörf gibi) siteleri de açamıyorum. Bazen çalışan bir program bulup güç bela kurduğumda, öteki gün o da çalışmaz oluyor. Yasakları kontrol altında tutabilmek için sayısız hacker işe aldıklarını okuyorum bazı yerlerde. Bu konu hakkında burada bizim gibi yaşayan yabancılar da çok şikayetçiler ama yapacak bir şey yok. Kurunun yanında bizler de yaş olarak yanıyoruz. Hiç bir mantığa sığmayan bu cahilliği şiddetle kınıyorum.

Tarif yayınlayamamanın sıkıntısı bir yana, bir de sizlerin bloglarına ulaşamamanın getirdiği sıkıntı vardı burada benim için. Denemek istediğim aklımda kalan tariflere de ulaşamaz oldum böylelikle. Artık yetti dediğim yerde, bulduğum bir programa para ödeyerek yasaklı sitelere girmenin yolunu buldum sonunda. Aylık belli bir ücret karşılığı artık yasak yok benim için. Yine de hala tedirginim, her an bu bulduğum yönteme de engelleme gelebilir. Bu nedenle yıllık üye olmak yerine aylık üye olmayı tercih ettim. Böylece daha az param yanmış olur, ne yapayım?

Bu postu hazırlayalı aylar olmuştu aslında, hatta sizlere veda etmiştim bir önceki yazımda ama, o paragrafı olduğu gibi sildim. Yine aralıklı da olsa devam edeceğim; tabii program işe yaradığı sürece. Bir de neler yaptınız bu süre zarfında onları gezeceğim. Hatta şimdi üstte yeni sekmeler halinde onlarca sayfa açık, pek çok tarifi not almak üzere belirledim bile. Blogumdan ümidimi kesmiş olduğum için, bugüne değin yaptığım hemen hiç bir şeyi fotoğraflamamıştım. Şimdi öyle yaptığıma çok pişmanım. Bu şekilde bir çözümü neden daha önce bulmadım diye hayıflanıyorum şimdi. Şimdi tekrar adım adım başlayacağım silbaştan, arada deneyip beğendiğim yemek tariflerini tekrar ara ara hazırlayıp sizlere sunacağım inşallah.

Önceki postta söz vermiştim, kendi kurabiye kalıbımızı nasıl yapacağımızı gösterecektim. Resimdeki pasta, arkadaşımın oğlunun doğumgünü teması için hazırlandı. Pasta kısmını ben değil bir pastane yaptı, süslemem için de bana getirdi. Pasta beyaz çikolatalı krema, vişne ve beyaz kekten oluşuyordu. Üzeri kremayla sıvandıktan sonraki kısmını ben ele aldım. İnternetten bulduğum elmo resmini büyütüp çıktı aldım, ağız, göz ve burun kısımlarını oyup pastaya yerleştirdim. Bir kürdan yardımı ile etrafını çizerek doldurmam gereken yerleri belirledim. hazırladığım krem şantiyi renklendirerek sıkma ucu taktığım sıkma poşetlerini kullanarak resmi düzgünce doldurmaya çalıştım. Pastanın temasına ek olarak arkadaşım kurabiye istemişti. Uygun kalıp olmadığı için bir teneke konservenin kapağını düzgünce açtım, boşaltıp güzelce yıkadım. Çeşitli penselerle, konservenin ağzını elmo şekline uygun olarak bükerek kalıbı tamamladım. Bu yöntem gerçekten çok basit. Hata yapıp konserveyi yamultsanız bile düzeltme ya da yenisini yapma şansınız var. Aşağıda pasta ve kurabiyelerin yapım-süsleme aşamalarının resimlerini bulabilirsiniz.









Pazar, Eylül 13

Çikolatalı Kek...


Bu yazımda aslında, profesyonel anlamda yaptığım ilk öğretmenlik denememin ürünlerine yer verecektim. Ama malesef derse makinemi götürmeyi unuttuğum için resimleme şansım olmadı. Önceki yazımda bahsetmiştim, buradaki bir restoranın çalışanlarına ders vermeye hazırlanıyordum. İlkini geçtiğimiz hafta perşembe günü gerçekleştirdim. Dersin konusunu restoran sahiplerinin dileklerine göre hazırlamıştım. Buna göre üç çeşit pasta kaplama kreması tarifi hazırlayıp, bu kremalarla temel dekorasyon tekniklerinden örnekler verdim. Öğrencilerim üç adet Çinli kızdı. Genel olarak diyebilirim ki Çinliler gerçekten çabuk öğreniyorlar. Sadece bir kaç sefer gösterdiğim halde uzun zamandır elleri alışkınmışçasına iyiydiler. Önce buttercream icing denilen tereyağı-shortening-pudra şekeri temeli olan kremayı yapıp, bir büyük çikolatalı pasta kapladık. Kaplama sırasında kolaylık sağlayacak bazı ipuçlarıyla beraber, temel olarak nasıl süslemelerle pastalarına görsellik katacaklarını çalıştık. Sonraki kaplama için krem peynirli kaplama tarifini yaptık. Bu tarifle de havuçlu kek kaplayıp üzerine sıkma tekniği ile yaprak ve havuçlar yaptık. Bir sonraki dersimizde ise şeker hamuru çalışacağız. Buradan pasta ve dekorasyonu dersi veren tüm arkadaşlarımın ellerini öpmek istiyorum. Topu topu üç saat ders vermeme rağmen pilim bitti. Bir de ya beceremezsem ya çuvallarsam korkumu hiç sormayın. :)



Aynı hafta bir gün, buradaki bir arkadaşımın, iki yaşını bitirecek oğluna doğum günü pastası hazırladık. Pastanın sadece resmini koyuyorum, tarifi yok; çünkü içini ben hazırlamadım. Kendisi elmalı bir kek yapıp üzerini kayısı reçeli ile kapladı. Şeker hamurunu ise ben hazırlayıp renklendirdim. Ertesi gün ise bir araya gelip beraberce arkadaşımın isteği doğrultusunda pastayı süsledik. (Resimdeki isim "Bela", aslında "Beyla" diye okunuyor.)




Henüz resimdeki tarife gelemedim ama, söyleyeceğim bir şey daha var, yarın bir başka arkadaşımın oğlu için pasta dekore edeceğim ve şeker hamuru kaplı kurabiyelerini yapacağım. Doğumgününün teması susam sokağı, kurabiyeleri ise Elmo şeklinde olacak. Tabii Elmo şekilli kurabiye kalıbı bulmamın imkanı olmadığı için kalıbı da kendim hazırladım. Blog dünyasını eskisi kadar takip edemediğim için görmemiş olabilirim, belki biliyorsunuzdur bile; çok basit bir teknikle kendi kurabiye kalıbımızı nasıl hazırlayacağımızı göstereceğim gelecek postta.
Şimdi gelelim bu içi hafif ıslak, çikolataya doyuran kekimizin tarifine.
Malzemeler: (Aşağıdaki miktarlar 20-22 cm. kalıp için. Ben bu miktarın iki katını kullanıp 25 cm. lik kalıpta pişirdim)

150 gr. tereyağı
200 gr. çikolata (bitter kuvertür kullandım)
1 su bardağından 1 parmak az toz şeker
2 iri yumurta
1/2 su bardağı yoğurt
1 su bardağından 1 parmak az un
1 paket şekerli vanilin


Yapılışı:
Tereyağı ve küçüp parçalara ayrılmış çikolatayı birlikte hafif ateşte eritelim. Erir erimez ateşten alalım, kaynamasın.
İster aynı kapta ister derin bir kaseye aktarıp orada şekeri ekleyelim. Şeker eriyinceye dek 5-6 dakika çırpalım. (Şekeri önceden ölçüp mutfak robotunda inceltebilirsiniz.) Şeker eriyip karışım ılınınca yumurtaları ekleyelim ve tekrar çırpalım. Yoğurdu ekleyelim. Unu ekleyip son olarak vanilyayı ekleyip tekrar iyice çırpalım. Yağlanmış ve unlanmış kek kalıbımıza karışımımızı boşaltalım. Önceden 175 dereceye ısıtılmış fırında pişirelim. Pişip pişmediğini anlamak için bir kürdanı kekinizin ortasına batırın, temiz çıkıyorsa olmuştur. (Fırınımızın kapağını ilk 20 dakika asla açmıyoruz)
Afiyet Olsun!

Not: Bu keki Dr. Oetker "Kaymak tadında krem şanti" ile servis ettim. Tadı gerçekten kaymağa benziyor. Aslında önceden yaptığım kabak tatlısı için hazırlamıştım. Şekil verilip buzlukta gayet güzel saklanabiliyor.